| BÜYÜK KULAK (mı) GELİYOR? |
|
Türkiye, daha geçen hafta içinde, ciddi bir tartışma yaşadı. İddialara göre, işlenen bir cinayetin şüphelisinin yakalanması için, Ankara Kızılay ve civarındaki 25 baz istasyonu üzerinden yapılan bütün telefon görüşmeleri dinlenmişti. Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Poyrazoğlu ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım iddiaları yalanladı. Dinleme değil sinyal takibi yapılmıştı. Teknik takip çerçevesinde kim bilir kaç kişinin telefonundan çıkan “sinyaller takip” edildi. Birkaç saatlik bir izleme içinde kim bilir kimlerin, hangi konuşmaları kayıt altına alındı… Devlet, istediği herkesi, istediği kadar dinleyebilecek, dinlediklerini kayıt altına alabilecek güce sahip. Güce sahip ama hakka sahip mi acaba? Buna hiçbir kurumun ve gücün yetkisinin olmadığı kanaatini taşıyorum. Fakat yukarıda saydığım ve onlarcasına şahit olduğumuz dinlemelere rahmet okutacak bir projeden bahsedeceğim size. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin talebi doğrultusunda, ASELSAN’ın çok önemli bir projeye imza attığı iddia ediliyor. Bu proje, şu an itibariyle, dünya üzerinde sadece 3–4 ülkede kullanılıyor. Tıpkı filmlerde gördüğümüz gibi… Proje şu: ASELSAN, bünyesinde barındırdığı üstün yetenekli mühendislerimiz sayesinde, bir cihaz geliştirdi. Belki, o cihazı kullanan ülkelerdeki örnekleri bile görmediler ama tıpkı o cihazların yaptığı işi yapabilecek bir cihaz geliştirdiler. Cihaz, dinleme ve izlemeleri kolaylaştıran ve arttıran bir özelliğe sahip. Şu anda Ankara Gölbaşı civarında denemeleri yapılan cihaz, uyduların yardımıyla iletişim sağlıyor. Cihazın belleğine tıpkı navigasyonlarda olduğu gibi, bütün şehirlerin adresleri, sokak ve kapı numaralarına varıncaya kadar yükleniyor. Cihaz, dinlenilmesi ve/veya izlenilmesi düşünülen şehirde, yüksek bir noktaya çıkarılıyor. Dinlenecek mahal neresiyse, oranın koordinatları cihaza giriliyor. Ve cihaz, kendisine çizilen sınırlar çerçevesinde kalan yerdeki, bütün telefon görüşmelerini dinleyip, kayıt altına alabiliyor. Sadece telefon dinlemesi ile kalınmıyor. Hangi mahallede, hangi sokaktaki kaç numaralı binada, kaç numaralı dairede kim ne konuşuyor, cep telefonu veya sabit telefonla ne konuşuyor, kimle konuşuyor, ne tür mesajlaşmalar yapıyor görülüp dinlenebilecek. Telefondan başka; kim hangi televizyon kanalını seyrediyor, bilgisayarda hangi internet sitelerinde dolaşıyor, e-posta yoluyla hangi adrese ne tür mesajlar alıp-yolluyor hepsini görüyor ve kayıt altına alıyor… Ordunun, bu projeyi teröristleri takip edip, terör eylemlerini, daha başlamadan bitirmek amacıyla başlattığı söyleniyor. Kişisel hürriyeti kısıtlamayı da beraberinde getirebilecek olan bu uygulama, başladığı andan itibaren çok sayıda mağduriyete de sebep olabilecek gibi gözüküyor. Demokrasinin tam yerleşmediği, bağımsız ancak taraflı yargı sisteminin iyileşmediği, hak ve hukukun üstünün örtüldüğü bir ortamda başlayacak bu tür bir uygulama çok sayıda canın yanmasına sebep olabilecek gibi gözüküyor. Toplumda, “herkes dinleniyor” paranoyası başladığından bu yana büyüyen korkuların daha da artmaya başladı. Bu proje, insanların ruh ve davranış anormallikleri göstermesine yol açabilecek kadar ciddi travmalara sebep olabilecek gibi gözüküyor. Korkacak bir şeyi olmayan herkes bu projeyi desteleyecektir. Yakınlarından birilerini teröre kurban vermiş gözü yaşlılar projenin bir an önce başlatılmasını arzulayacaktır. Toplumun güvenliğini her şeyin ötesinde görenler bu projeye sımsıkı sarılacaktır. Lakin insan hakları açısından bakacak ve yaklaşacak olursak proje, insanın ve evinin mahremiyetinin ihlalini de beraberinde getirecektir. Bunun adına “haneye tecavüz” de denir, “hak gaspı” da denir. Bakalım “büyük kulak” projesi neler getirecek, neler götürecek.
3.25 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|













